Ayçiçeği Mildiyösü (plasmopara helianthi)
Ayçiçeği Mildiyösü (plasmopara helianthi)
Ayçiçeği Mildiyösü (plasmopara helianthi) Ayçiçeği Mildiyösü hastalığına neden olan etmen plasmopara helianthi ‘dir. Hastalığa ayçiçeği tarımı yapılan hemen her ülkede rastlanma olasılığı yüksektir. Karadeniz ve Ege ekim alanları hastalıkla bulaşık olan bölgelerdir. Etmenin hastalık yapması hava koşullarına sıkı sıkıya bağlı olduğundan hastalığın bazı yıllar görülmeme ihtimali de vardır.
Hastalık belirtleri etmenin bitkiyi yakaladığı döneme göre değişiklik göstermektedir. Etmen tohumla da taşındığından ve ayrıca bitki artıkları üzerinde kışlayabildiğinden toprak yüzüne çıkmış fidelerde çökerten belirtileri rahatlıkla görülmektedir. Bitkiler toprak yüzeyine devrilirler. Sonuç olarak bu dönemi atlatan bitkilerde kök ve kök boğazı enfeksiyonları, sistematik enfeksiyonlar ve lokal yapak lezyonları görülürler.
Ayçiçeği Mildiyösü (plasmopara helianthi). Sağlıklı bitkilerden elde edilmiş tohumluk kullanılmaktadır. Sık ekimden kaçınılmalıdır.Dekara 800-900 gr tohum kullanılmalıdır. Ekim nöbeti uygulanmalıdır. Dayanıklı çeşit ekilmelidir. Tarladaki hastalıklı bitkileri söküp yok etmek önemlidir. Bu yüzden bitki artıkları hasattan sonra sökülüp yakılmalıdır. Tarlada su göllenmesine fırsat verilmemelidir. Sağlığa karşı kimyasal savaşımda tohum ilaçlanması önerilmektedir. Tohum ilaçlanmasıyla hastalık etkili bir şekilde kontrol altına alınmaktadır. Hastalık belirtileri, etmeni bitkiyi yakaladığı döneme göre değişmektedir.
Etmen tohumla taşındığından, ayrıca bitki artıkları üzerinde kışlar. Henüz toprak yüzeyine çıkmış fidelerde çökerten belirtilerine neden olabilmektedir. Bu tür bitkiler toprak yüzeyine devrilmektedir. Bu dönemi atlatan bitkilerde ise kök ve kökboğazı enfeksiyonları, sistemik enfeksiyonlar veya lokal lezyonlar görmek mümkündür.
Nemli havalarda bu belirti tablosunun gözlendiği bitkilerin yapraklarının alt yüzeyinde etmenin beyaz renkli fungal örtüsünü görmek mümkündür. Etmen, bitki içinde tablaya kadar çıkabilir ve enine kesit yapıldığında dokudaki fungal gelişme kahverengi çizgi şeklinde izlenebilir. Hasta bitkilerde tablaların içi tam dolmaz, sapları kıvrılmaz ve dik durur. Tohumların çimlenme güçleri, bin dane ağırlıkları ve yağ içerikleri azalır. Ağır enfeksiyona uğramış bitkilerde ürün kaybı %100’lere yakındır. Ülkemizin ayçiçeği tarımı yapılan hemen her yerinde hastalığa az veya çok rastlanır.
Ayçiçeği Mildiyösü (plasmopara helianthi)
Fungusların sebep olduğu fide kök hastalıklarının biyolojik kontrolünde ilerlemeler sağlanmıştır. Bu bio-kontrol organizmalardan birkaçı ticari olarak kullanılmaktadır. Sadece mikoparazitik funguslar değil aynı zamanda bakteriler. Bu yüzden ayçiçeği rizosferinden potansiyel mikoparazitlerin seçimi ile ayçiçeği köklerinde iyi kolonize olabilen antagonistler de bulunmaktadır. Bundan dolayı ayçiçeği rizosfer bakterilerin sebep olduğu kök hastalıklarında potansiyel olarak gösterilmektedir. Ne yazık ki, bu güne kadar incelenen bütün virüs ve böyle mikovirüs ırklarının zararlı olup olmadığı açık değildir.
